Mecmûa-i Fevâid

OSMANLI’DA PEYGAMBERİMİZ(S.A.V.)’İN DOĞUM GÜNÜ HERKESE BAYRAMDI

on July 26, 2013

MEV

Peygamberimiz’in doğum günü yani Mevlid Kandili ilk olarak Mısır’da kurulan Şii Fâtımî Devleti’nin Muiz-Lidînillah döneminde (972-975) kutlanmıştır. Bu kutlamalar Osmanlılar zamanına kadar aynı ihtişam ve heyecanla süregelmiştir. Osmanlı Devleti’nde ise bu kutlamaların ayrı bir önemi varmış. Hatta bu kutlamalar devlet töreni halini alıp resmileşmiş, 1910 tarihinden itibaren de Hz. Peygamber (s.a.v.)’nin doğum günü, resmi bayramlar arasına dâhil edilerek, resmi tatil olarak kabul edilmişti. O’nun dünyaya teşrifleri Osmanlı için bayramdı çünkü…

Osmanlı’da saray, konak ve evlerde yapılan Mevlid törenlerinin yanı sıra, padişahın bizzat katıldığı Mevlid töreni de varmış. Bu tören bir selatin camiinde şöyle yapılırmış: Törenden günler önce protokole dahil devlet adamlarına davetiye gönderilerek, hangi camide, ne vakit hazır olmaları gerektiği bildirir. Davetliler, tören kıyafetleriyle davete katılırlarmış. Osmanlı teşrifatında padişahın merasim erkânı ve muhafızlarıyla birlikte belli bir güzergâh üzerinde yaptıkları resmî geçide o zamanlar “alay” adı verilirmiş. Bu yüzden padişahların Mevlid okunacak camiye gidip gelmesine de “Mevlid Alayı” denilirmiş. Daha sonraları bu tabirin anlamı daha da genişleyerek Rebîülevvel ayının on ikinci günü sarayda ve camide yapılan bütün törenleri de kapsamıştır. Mevlid alayı camiye yaklaştığında müezzin,  mahfilinde “Feth Sûresi”ni okumaya başlarmış. Padişah camiye girdiğinde cemaat bulundukları yerde saygıyla eğilir, daha sonra “muarrif” adı verilen görevli Hz. Peygamber (s.a.v.)’nin özelliklerini belirten “tarifi yani Hilyeyi Şerif-i” okurmuş. Sonra vaaz verilir, Kur’an ve Süleyman Çelebi’nin yazmış olduğu Mevlid okunurmuş. Mevlid’in

“Geldi bir ak kuş kanadıyla revan/ Arkamı sığadı kuvvetle heman”

beyti okunurken herkes hürmeten ayağa kalkar, bu esnada mahfil-i hümâyun tarafında perde arkasında bekleyen müjdecibaşı Mekke Emîri’nin gönderdiği kutlama mektubunu padişaha sunarmış. Mekke Emiri’nden gelen bu kutlama mektubu törenle padişah tarafından açılıp, okunurmuş, Mekke Emiri’nden değil de Peygamberimiz’den gelmişçesine, , törenle, heyecan ve hürmetle… Halka bu günün şerefine padişah tarafından hediyeler dağıtılır, ziyafetler verilir, şerbetler, elvan külahlar içinde şekerler ikram edilirmiş. Tam bir bayram havası içinde. Çünkü O’nun doğum günü halk için, çocuklar için de bayramdı. Elvan elvan şekerlerle…

Fakat Mevlid Kandili münasebetiyle yapılan kutlamaların hepsi bundan ibaret değilmiş. Bu kutlamalar zincirine bir de padişahlar tarafından salıverilen, affedilen mahkûmlar eklenirmiş.

Evet yanlış duymadınız, Mevlid Kandili’nde bazı mahkumlar affedilirmiş. Daha önceden büyük bir titizlikle yapılan araştırmalar neticesinde suçu hafif olan mahkûmların kalan cezası Peygamberimiz (s.a.v.)’in doğum gününe hürmeten; padişah tarafından silinerek, hapishaneden salıverilirmiş. Peygamber (s.a.v.)’nin şefaati umularak…

Peygamberimiz’in doğum günü hapishanedeki mahkûmlar için de bayrammış. Kurtulmak, özgür olmak ümidiyle beklenip, kutlanan…

FATMA TOKSOY

KAYNAKLAR

Ahmet Özel, “Mevlid”, DİA, c.29, Ankara2004, s.475,479.

Tuğba Yalçın, “Hz. Peygamberin doğumu Vesilesiyle Osmanlı’da Mahkumların Affı”, İnsanlığın Tükenmeyen Ümidi Peygamberimize, Ankara 2007. s.s. 78-79.

Bu yazı aynı zamanda  Seyyide Dergisin’de ve Milli Gazete’de yayınlanmıştır.


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: