Mecmûa-i Fevâid

BEBEKLER YARIŞIYOR

on September 13, 2015

bebek-hayatlarinin-ilk-yarisina-

Birbirinden tatlı, masum, güzel, şirin mi şirin, bebekler yarışıyor. Bebekler, Facebook podyumunda yürüyorlar. Yarışın kıstasları belli, en güzel, en akıllı, en sevimli, en zeki, en şirin, en tatlı, en neşeli, en uykucu, en, en, en… Bebek enleri boyları biçiliyor. Herkes bebeklerini Facebook’un podyumuna koymuş en güzel bebek kim yarışını izliyor ve izletiyor…

bebek yarış

En son aldığım haberlere göre en güzel meme emen çocuk kategorisi de olacakmış bundan sonra… Çünkü Facebook’da anneler bebeklerini emzirirken resimlerini koymak istiyorlarmış. Facebook önce buna yasaklama getirmiş. Bunu protesto amacıyla Twitter’da bir kampanya başlatılmış; sanırım Ruslar tarafından… Kampanya memeyle emzirmeyi savunuyor ve emzirme sırasında çekilen fotoğraflara uygulanan sansüre karşı çıkıyormuş. Twitter’da #FreeTheNipple hashtag’ıyla yürütülen kampanya büyük ses getirmiş. Bunun üzerine Facebook’un yenilenen kurallarında “çocuk emzirmenin doğal ve çok güzel” olduğu belirtilip  “annelerin tecrübelerini diğer Facebook kullanıcıları ile paylaşmalarının önemli olduğu” da kabul edilmiş… Yakında Facebook podyumunda göğsünde bebek emziren anneleri görürseniz şaşırmayın çünkü en güzel emen çocuk ve en güzel süt veren anne, hatta en güzel göğüs yarışması da en’ler kategorisine eklenebilir. Beğeniler de sizden tabii, ne kadar çok beğeni, o kadar çok oy ve destek demektir…

bebekkız

 

Muhterem anneler hiç düşündünüz mü bebek resimlerinizi sosyal paylaşım ağlarında yayınlamanın tehlikelerini? Özellikle bazı tesettürlü hanımlar kendi fotoğraflarını genelde mahrem olduğu gerekçesiyle profilde kullanmayıp çocuklarının fotoğraflarını kullanıyorlar… Kendilerini saklarken çocuklarını bebeklerini sapıklar ordusunun içine kendi elleriyle koyuveriyorlar… Emin olun belki mahallenizde buralardaki gibi sapık kötü niyetli insanlar yoktur. Varsa da bir veya ikidir ama paylaşım sitelerinde cirit atmaktalar. Siz belki binlerce, milyonlarca sapığın ortasına bebeğinizi, çocuğunuzu kendi elinizde koyar mısınız? “Allah korusun o nasıl söz ?”  Dediğinizi duyar gibiyim. Belki elinizle tahtaya da vurdunuz, dilinizi ısırdınız, korkudan endişelere gark oldunuz. Böyle düşündürdüğüm, korkuttuğum için belki bana da kızdınız. Niyetim sizi evhamlandırmak, korkutmak değil inanın… Bana yine de kızabilirsiniz ama sizler çocuğunuzun- bebeğinizin gülerken, yemek yerken, ağlarken,  uyurken, en masum, en sevimli, en savunmasız hallerinin fotoğraflarını videolarını paylaşırken bir sapığın o fotoğrafları, o videoları kötü emellerine alet edebileceğini de unutmayın.

çocuk benle facebookta arkadaş ol

 

Hiç düşündünüz mü veya araştırdınız mı çocuk pornosu izlemede dünyada ilk sırada olan ülkelerden biriymişiz? Bu durumda çocuklarınızın fotoğraflarının porno sitesinde kullanılma ihtimalini siz hesaplayın!

El kadar bebeklerin mini-mini kıyafetlerinin içinde, büyümüş de küçülmüş edalarıyla verdikleri o sevimli pozlara hangimiz gülmüyoruz ki… Hangimiz tepkisiz kalabiliyoruz ki bu sevimli yaramazlara… Ancak onlara her gülümseyen iyi niyetle mi gülümsüyor yoksa hınzırca, sinsice bir gülücük mü atıyor bunu tahmin etmemiz zor. Bebeklerimizin hastalığından tutun da en ufak ağlamasına bile duyarlı olan siz anneler, neden resimlerini yayınlarken duyarlı olamıyorsunuz? Merak ediyor ve şaşırıyorum bu rahatlığınıza… Çünkü Facebook, Instagram, Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerine konulan bu fotoğraflar bütün dünyaya ışık hızıyla yayılmakta ve büyük kitlelere ulaşmakta. Ve yine virüs gibi hızlı ve viral bir şekilde yayılmış bulaşıcı bir hastalık olan pornocuların sayfalarına sitelerine ellerine ulaşmakta… Ve orda bazı insanlar internette kimliklerinin fake olmasının, gizli olmasının verdiği rahatlıkla, baktıkları her fotoğraf hakkında acımasız, ilgisiz, iğrenç,  terbiyesiz, belden alta vuran ya da küstah yorumlar yapmayı kendilerine bir hak olarak görmekte. İster misiniz çocuğunuza küfredilmesi? Tabii ki de hayır, asla… Ama pornocuların elinden yayılan bu bebek ve çocuk resimleri en iğrenç küfür ve sözlerle dolu… Ve sapık ruhlu insanlar hem yazıp, hem de o masumların resimlerine bakarak masumane olmayan ne hayaller kurmakta veya ne gibi pis işlerin peşine düşmekteler siz düşünün…

çocuğuma dokunma pedofili

Böylelerine yani çocuk pornosuyla uğraşan veya izleyenlere pedofil ya da sübyancı denilmekte. Bu bir rahatsızlık aslında Pedofil ya da sübyancılık, yetişkin bir kimsenin ergenlik öncesi çocukları veya ergenliğe yeni girmişleri cinsel açıdan çekici bulması ve cinsel eğiliminin çocuklara yönelik olmasına neden olan psikoseksüel rahatsızlık.  Hiç düşündünüz mü Kur’an-ı Kerim’in Ahzâb Sûresi 32. âyetinde “…kalbi bozuk, hastalıklı olan kimse kötü şeyler ümit eder” diye bahsedilen kalbi hastalıklı kişilerden birinin de bu pedofil ya da sübyancı diye adlandırılan sapık kişiler olduğunu?

çocuk face

 

2012 yılında çocukların resimlerini görüntülerini bir şekilde ele geçirip onları internete koyarım tehdidiyle cinsel istismarda bulunan ahlaksız bir adam Adana’da yakalanmıştı.  Bilgisayarı çocuk pornosuyla doluydu bu sapığın… Eğer ufak bir araştırma yaparsanız çocukları taciz eden bunun gibi nice haberlere rastlarsınız gazetelerde… Bu tip tacizler sırf ülkemizde mi yaşanıyor? Tabii ki de hayır. Yine yakın zamanlarda Facebook’ta inanılmaz bir rezalet gerçekleşti. Ian Green adlı sapık ruhlu İngiliz şahsiyet, Facebook üzerinden 11 farklı hesap kullanarak 100.000 binden fazla çocuk pornosu içerikli resim gönderdi. Tutuklanan bu sapık sadece 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı. İngilizlerin  onca tepkisine rağmen. Üstelik Facebook’tan çocukları korumak, polisi harekete geçirmek ve sitede çocuk pornosunu engellemek için sayfalara “panik düğmesi” eklemesini talep etmişler ama bu talebleri de Facebook tarafından reddedildi. Bu da aklıma bunun gibi işlerde Facebook ve instagram gibi sosyal paylaşım sitelerinin de payı veya yardım ve yataklığı var mı sorusunu getirmekte ister istemez… Hele de Facebook, çocukları korumak, polisi harekete geçirmek ve sitede çocuk pornosunu engellemek için sayfalara “panik düğmesi” eklenmesini reddettiyse…

çocuk anne internet baımlısı

Geçen ki yazılarımın birinde sordum şimdi de soruyorum ebeveynler hiç düşündünüz mü bebeğinizin veya çocuğunuzun resimlerini bakkala, kasaba manava veya yoldan geçen herkese dağıtır mısınız? “Bu benim oğlum, baksanıza ne yakışıklı, ne sempatik?” veya “bu benim kızım büyüyünce ne canlar yakacak?”, “ baksanıza ne tatlı ?”, “Ne sevimli?” “ ne güzel”, “ hele o masmavi gözler yok mu” diyerek her gelişiminden her halinden birer resim çekip rastgele herkesin eline reklam broşürü dağıtır gibi o resimleri tutuşturur musunuz? Eee o zaman ne diye Facebook’ta Twitter ve Instagram’da paylaşırsınız? Üstelik yol ortasında durup dağıtsanız en fazla bin kişiye verirsiniz. İnternette farkına bile varmadan bir anda milyonlarcasına ulaştırıveriyorsunuz…

bebektuvalet

Bir de bebeklerinizin birer birey olduklarını unutup özel resimlerini de çekip paylaşma yarışı var sosyal ağlarda. Sünnet olurken, lazımlığa oturmuş tuvaletini yaparken, banyoda veya kurulanırken veya çıplak resimleri internette boy boy dolaşıyor. Hiç düşündünüz mü bebeğinizin banyo yaparken, tuvaletini ederken veya sünnet olurken çektiğiniz o resmini büyük meydanlardaki ilan panolarına koyar mısınız?  Bağışlayın belki haddim olmayarak biraz daha ileri giderek kendinizin banyo yaparken resminizi çekip internete koymayı düşünür müsünüz?

O halde neden bebeğinizin veya çocuğunuzun mahrem sayılabilecek resimlerini Facebook veya diğer paylaşım ağlarında gözler önüne seriyorsunuz? Kendiniz için nasıl hassassanız bebeğiniz için de aynı hassasiyeti göstermelisiniz. Çünkü çocuğunuz doğduğu andan itibaren bir birey… Onun bir bebek olması ya da yaşının çok küçük olması onun kişilik haklarını çiğneyen bu tür fotoğrafları paylaşmanızı gerektirir mi? Sizin hangi anne baba sevginiz veya iyi niyetiniz haklı kılabilir bunu? Hiç düşündünüz mü internette koyduğumuz o fotoğraflar orada senelerce kalmakta ve bu seneler zarfında çocuğunuz da hızla büyümekte… Büyümüş ve belki de ergenliğe girmiş.  Artık aklı eriyor, utanmayı sıkılmayı biliyor. Bu dönemde o resimleri görse ne hisseder acaba çocuğunuz? Kendinizden empati yapın siz ne hissederdiniz? Çocuğunuz; bebekken masumane niyetle paylaştığınız ve size şirin gelen o resimleri görünce utanmaz mı? Bir de arkadaşları dalga geçer ti’ye alırlarsa… Hele hele karşı cinsteki arkadaşlarına sırf çocuğunuzu küçük düşürmek için gösterirlerse… Çocuğunuzun yaşı kaç olursa olsun çocuğumun duygularıyla oynamak, onu üzebilecek ya da utandırabilecek bir durumda bırakmak ister misiniz hiç düşündünüz mü? Bir iki arkadaşını, akrabanı, dostunu gülümseteceğim veya bazı dostlarımı kıskandıracağım, hasetlendireceğim,  üç beş kişiye şirinlik yapacağım, Facebook’da 10-15 kişi “beğen” butonuna basacak diye çocuklarınızın kişilik haklarını zedelemeye, onları üzmeye, arkadaşlarıyla anlamsız tartışmaların içine sokmaya ya da onların duygularını incitmeye gerçekten hakkınız var mı? Anne-baba olmak size böyle bir hak veriyor mu?

makaledeposu_134794920113

Bir de söylemeden geçemeyeceğim bir trajikomik halimiz daha var. Çocuklarının ağzına sigara koyup veya eline bira veya rakı bardağı verip resmini çeken anne ve babalar bunu komedi diye yapıyorsanız hiç de komik olmadığını bilesiniz. Üstelik bu yaptığınız size göre masum olan davranışın çocuğunuzda alkol ya da sigara kullanımı gibi kötü alışkanlıkları tetikleyebileceğini hiç düşündünüz mü?  Gerçi hiçbir aklı başında ebeveyn bilerek böyle bir şey yapmaz ama ben varsa böyle yapanları düşünmeye ve sonuçlarına da ileride katlanmaya davet ediyorum…

asilama-mi-tup-bebek-mi

Çocuk derken, masumiyet, güzellik şirinlik derken, bu arada nazar konusunu da unutmayıp dikkate alalım derim muhterem anne ve babalar. Bebeklerimizin, çocuklarımızın resimlerini paylaşırken bebek hasreti çeken, bebeği olmayan veya bebeği engelli olan veya bebeğini kaybeden anne ve babaları hiç düşündünüz mü? Onlar acaba bebeklerinize imrenerek bakıp, sizin sevinçlerinizi paylaşırken aynı zamanda onların buruk bir kalplerinden yaşlar süzülebilir mi? Üzülebilirler mi? Kendi anılarına gidip içleri parçalanabilir mi? Peki bunları karşımızdaki tanıdığımız veya tanımadığımız kişilere yaşatmaya hakkımız var mı? Onlar imrenirken acaba kıskanabilirler mi? Hiç düşündünüz mü? Maazallah o kişiler mutluluğunuza gıpta ile bakarken bir an yanlış yollara tevessül edebilirler mi?

Sizi veya ailenizi çeşitli büyü veya benzeri şeylerle etkilemek gibi, nazar gibi… Hiç düşündünüz mü o sevimli bebeğiniz nazarlanabilir mi? Bir ufak hatırlatma daha yapayım siz de o sevimli bebek resimlerine bakarken lütfen Maşallah Barekallah, Tebarekallah demeyi unutmayın…

bebek3

Peki, Aile Bakanlığı, kreşleri uyarmış, hiç düşündünüz mü uyarının içeriğini ve sebebini?  Açıklayayım. Çocukların fotoğraf ve kişisel bilgilerinin internet ortamında yayınlanmasının kötü amaçlarla kullanılabileceğini belirten Bakanlık, özel kreş, gündüz bakımevi ve çocuk kulüplerine resmi yazı göndermiş.   Bakanlık, Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni hatırlattığı resmi açıklamada:

“İnternet sayfalarında çocukların tek raflarına ve videolarına yer vermeyin.

Sosyal paylaşım sitelerinde kullanmayın.

Toplu çekilmiş sosyal kültürel etkinlik fotoğrafları ve videoları kullanın”

uyarılarında bulunmuş. Ayrıca açıklamada, çocukların tek tek fotoğraf veya videolarının, Facebook, Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde yayınlanmaması, kişisel ve iletişim bilgilerine yer verilmemesi, toplu halde çekilmiş sosyal kültürel etkinlik fotoğraflarının ve videolarının velilerden izin alınarak kullanılması gerektiğine yer verilmiş.

Hiç düşündünüz mü İnternete veya sosyal paylaşım sitelerine konulan bir fotoğraf herkese tüm dünya insanlarına açılmış manasına geldiğini? Bunu, sadece arkadaşlarınızın olduğu Facebook’a koydum sanmayın.  Arkadaşınızın arkadaşı var, onun da başka arkadaşları Kaldı ki Facebook gibi ortamlarda gizlilik ayarlarına kaç kişi dikkat etmektedir?  Dikkat etse bile bu ayarlar Facebook tarafından zaman zaman değişikliğe uğradığından, bugün sakladığımız bir fotoğraf yarın siz farkına varmadan herkese açılabilir. Sadece yakın çevrenizin göreceğini düşündüğünüz bir fotoğrafa, kötü niyetli kişiler de erişebilir. Sayfanızda arkadaşın arkadaşı olarak gelenler veya erkekken kadın profilinde, kadınken erkek profilinde gizlenip kötü amaçlar için bekleyenler olabilir. Fotoğrafları bir süre sonra silseniz dahi birileri indirip o resimleri bilgisayarına kaydetmiş olabilir. Ve bu kaydettiği çocuğunuzun resimlerini de başka amaçlar için kullanabilir. Bilgisayara kaydedenleri kontrol etme veya çocuk porno sitesine düşen resimleri engelleme veya o resimlerin altına çirkin yazılar yazanı durdurma şansınız yok ama çocuğunuzun belli bir fotoğrafını internete koyup/koymamayı seçme şansınız var. Bu nedenle şansınızı iyi değerlendirin. Herhangi bir fotoğrafı koymadan önce ince eleyip sık dokuyun.  Biraz düşünün… Ve herkes koyuyor çocuğunun resmini ben niye koymayayım diye yarışa girmeyin herkesle…

Birbirinden tatlı, masum, güzel, şirin mi şirin, bebekler yarışıyor. Bebekler Facebook podyumunda yürüyorlar. Yarışın kıstasları belli, en güzel, en akıllı, en sevimli, en zeki, en şirin en tatlı, en neşeli, en uykucu, en en en… Bebek enleri boyları biçiliyor. Herkes bebeklerini Facebook ve Sosyal paylaşım sitelerinin podyumuna koymuş “En güzel bebek kim?”  yarışını izliyor ve izletiyor… Beğeniler de sizden tabii, ne kadar çok beğeni o kadar çok oy ve destek ve ego demektir…

Ben bunu yazarken yarış tüm hızıyla, katılımcı sayısı dakika dakika katlayarak hâlâ devam etmekteydi.

bebek-hayatlarinin-ilk-yarisina-

FATMA TOKSOY

Bu yazı Seyyide Dergisi ve  Milli Gazete ‘de yayınlanmıştır.


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: