Mecmûa-i Fevâid

ALLAH ONLARI BENDEN SONRAYA BIRAKMASIN!!

on December 3, 2015

 

IMG_4036

Muhterem okurlarımız; 10-16 Mayıs Engelliler Haftası. 3 Aralık da Dünya Engelliler Günü.

Engelli çocuğu olan bir aile hiç tanıdınız mı? Hiç baktınız mı,  ilgilendiniz mi nasıl bir mücadele veriyorlar, nasıl yaşıyorlar, o engeli, nasıl aşıyorlar?

Peki, siz hiç acıyı bal eyleyip gülen, acılarıyla sıkıntılarıyla yaşamasını bilen birini tanıdınız mı? Ya Allah’tan gelen her şeyi rıza ile karşılayıp, herhangi bir isyan tavrı sergilemeden İslâm’a hizmet eden birini? Onca sıkıntısına rağmen “çok şükür Rabbime” diyerek şükredeni.  Ben tanıdım. İsmi Zübeyde Koyuncu… Zübeyde Hanımı Radyo İstanbul Ajans’ta Nesrin Özlek hanımın sunduğu programı dinlerken tanıdım. Bir telefon bağlantısıyla bağlanıp spikerin engellilerle ilgili sorduğu sorulara cevap verdi. Ama gülerek, sıkıntısız. Rabbime şükür olsun diyerek. Şaşırdım merak ettim ve sonunda kendisiyle çok şükür görüşme fırsatım oldu. Siz de tanıyın istedim. Çünkü hayatta o kadar çok şeye dertlenip isyan etmedeyiz ki…  Bu hanımı görünce dert ettiklerimizin aslında çerez olduğunu gördüm ve utandım dertlerimden, utandım kendimden.  Zübeyde Hanım dört çocuk annesi.  Çocuklarının kendisine emanet olduğu bilinciyle yaşayan bir emanetçi.  Çocuklarının İkisi sağlıklı ikisi engelli. Engelli çocuğu olanın öyle ya da böyle hayatı da engellidir. O engelli hayatına rağmen dilinden şükrü bırakmayan bu güzel yürekli hanımı biraz tanıyalım ve sizlere de tanıtalım istedim ve düştüm yollara. Misafir oldum Zübeyde Hanımın evine.  

 

  • Zübeyde Hanım, bize kendinizi kısaca tanıtır mısınız?
  • 1965 Eruh Siirt doğumluyum. Muş Halk Eğitim El Sanatları Halıcılık Bölümü mezunuyum. 30 yıllık evliyim.
  • Kaç çocuğunuz var?

 3 kız 1 erkek 4 çocuğum var, yani 4 çocuk annesiyim.

  • Engelli olan çocuklarınız kaç yaşında?
  • Eyüp 29, Ayşe Hümeyra 21 yaşında.
  • Zor olmuyor mu evde engelli bir değil üstelik iki çocuğa bakmak? Ne gibi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?
  • Evet, her şeyleriyle bana bağımlı oldukları için zor oluyor. Altlarını değiştirme, yemek yedirme, istekleri çok oluyor su içir bunu içir bunu götür ister istemez beyinde yoruluyor bedende yoruluyor ama Allah bugünlerimizi aratmasın. Bazen Eyüp biraz sinirli olduğu için bunalıyorum. Ama sıkıntımı Rabbimin kullarıyla yani arkadaşlarımla paylaşmaya utanıyorum Rabbim varken. Ben Rabbime anlatıyorum sıkıntılarımı. Rabbimle dertleşiyorum.  O kâfi değil midir zaten! “Hasbünallahu ve ni’mel vekil! ni’mel mevlâ ve ni’mennasîr”  yani Allah bize yeter, O ne güzel vekildir, ne güzel yardımcı ve ne güzel dosttur!
  • Eşiniz yani Ferdinaz Bey yardım ediyor mu bu yükü taşımanıza?
  • Hayır, hiçbir yardımı dokunmuyor. Çocuklarımı çok sevdiğim için sadece ben ilgilenmek istiyorum zaten. Üstelik yardım etmek istese de edemez ki… Oldukça yoğun çalışmakta.

155315_4440862452567_2073459997_n.jpg

Bu arada muhterem okurlarımıza anlatalım Zübeyde hanımın eşi Ferdinaz Beyin ona neden yardım edemediğini. Ferdinaz Koyuncu Bey kendini;  kendi yaralarını değil, ümmetin yaralarını sarmaya adamış bir aktivist. . Bu yüzden tabii ki eşine de fazla yardımı olamıyor. Çünkü kendileri; Türkiye Yeşilay Cemiyeti üyesi ve Mazlumder üye ve gnl.mrk. Delegesi, Tüketiciler Birliği Yön. Kur. Üyesi, İHH ve Özgürder gönüllüsü gibi daha pek çok pek çok STK’da gönüllü çalışmakta. Üstelik Filistin’e Özgürlük, Mavi Marmara yolcu gemisinde Gazze abluka altındayken ve İsrail’in zulmüne dur demek için Tüketiciler Birliği adına katılmış bir aktivist. Evde problemlerim var demeyip insanlık adına Allah rızası için koşuşturmakta. Dolayısıyla da evdeki sorunlar ve sıkıntılarla Zübeyde Hanım baş etmekte.

  • İki tane de gayet akıllı ve sağlıklı kızınız var. Rabbim bağışlasın çocuklarınızı size. Onların da ayrı ayrı sorunları oluyordur. Onlarla ilgilenmeye vakit bulabiliyor musunuz?
  • Anne evlat ilişkisinden ziyade arkadaş gibiyiz her sorunlarıyla ilgileniyorum ayrıca kardeşlerinin işleriyle veya ilgilenmeleriyle onları ve beyinlerini yormak istemiyorum.
  • Peki, kızlarınız size kardeşlerinin bakımında yardımcı oluyorlar mı?
  • Eyüp sinirli olduğu için sakinleştirmede kardeşleri çok yardım ediyor.

 IMG_4053.JPG

  • Engelli bir çocuğa sahip olmayı nasıl addediyorsunuz?
  • Ailede engelli oluyor. Anne baba özgürce hareket edemiyorlar her şey engelli yaşamlarına göre düzenleniyor. Sosyal hayatlarından yoksun oluyorlar.
  • Engelli bir çocuğu ne olarak görüyor onlara hangi gözle bakıyorsunuz?
  • İkisini de çok seviyorum. Onlar bana Rabbimin bir hediyesi onlar bana emanet, yaptıkları hareketler bebeklerin annelerine yaptıkları hareketler gibi geliyor. Bebekler yaptıkları her yeni hareketle nasıl anneleri sevindirirse ben de onların yaptığı her yeni harekette sevinmekteyim.
  • Engelli çocuğu olan aileleri hiçbir soru ” benden sonra, ben öldükten sonra ne olacak?” sorusu kadar üzmez diyorlar. Her şeye alışılıp kabullenilir, birlikte yaşamın bir yolu bulunur, ancak o ana baba bilir ki; özürlü bir çocuğa kendileri dışında kimse bakmaz, bakamaz… Siz de zaman zaman böyle düşünüyor musunuz?

 

  • Her zaman bunu düşünüyorum hep aklımda olan ve her zaman yaptığım tek duam bu :

    “Allah onları benden sonraya bırakmasın.”

 IMG_4036

  • Bana daha önceki konuşmalarınızda Rabbimle barışığım dediniz? Ne demek Rabbimizle barışık olmak sizin gözünüzde?
  • Hayırlar ve şerlerin Rabbimden geldiğini bildiğim için “Sizin için şer görünen belki sizin için daha hayırlıdır” ayetine iman ettiğimiz için Rabbimden gelen her şeyi kabullenmişim. İsyan etmiyorum. O yüzden Rabbimle barışığım.
  • Gördüğüm kadarıyla bir mutasavvıf gibi düşünüyor ve yaşıyorsunuz. İsyan etmeyip Rabbimizle barışık olmak hayata bakış açınızı düzeltiyor mu? Acılarınızı sıkıntılarınızı hafifletiyor mu?
  • Evet, hafifletiyor, o kadar çok dua okuyorum. Dua ediyorum. Bu yüzden her gelen misafir senden çok pozitif enerji alıyoruz diyorlar. Kendileri en ufak sıkıntıyı o kadar büyütüp anlatıyorlar ki… Ben de onlara bir ayetle bir hadisle nasihat ettiğim zaman Allah senden razı olsun ferahladık diyorlar.
  • Ne önerirsiniz sizin gibi engelli çocuğu olan anne ve babalara?
  • Bakımlarını, sevgilerini eksik etmesinler… Onlar bize Rabbimin birer emaneti. Rabbim bütün engelli anne ve babaların yar ve yardımcısı olsun. Ayrıca bana derginizde yer ayırdığınız için size de çok teşekkür ederim. Selam ve dua ile.

Biz de kendisine müteşekkiriz. Evini ve gönlünü bize açtığı için. Rabbim Zübeyde hanımın ve onun nezdinde bütün engelli ailelerinin sıkıntılarını hayırlısıyla hafifletsin ve yaptıkları bu fedakârlıkların ecrini kat be kat versin inşallah.

Fatma Toksoy

Bu Röportaj, Seyyide Dergisi -Mayıs-Haziran / Sayı: 33, 2014 yılında KonuşuYORUM Köşesinde Seyyide Dergisi’nde Yayınlanmıştır. 

 


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: